<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ali Dilbas &#187; Ali Dilbas</title>
	<atom:link href="http://www.alidilbas.com.tr/?author=1&#038;feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.alidilbas.com.tr</link>
	<description>Doğruluk Hazinedir</description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 Apr 2014 11:58:49 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Unutulmaz</title>
		<link>http://www.alidilbas.com.tr/?p=160</link>
		<comments>http://www.alidilbas.com.tr/?p=160#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Aug 2011 18:07:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Dilbas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alidilbas.com.tr/?p=160</guid>
		<description><![CDATA[
Untitled from ali.dilbas on Vimeo.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="http://player.vimeo.com/video/27293070?title=0&amp;byline=0&amp;portrait=0" width="400" height="300" frameborder="0"></iframe>
<p><a href="http://vimeo.com/27293070">Untitled</a> from <a href="http://vimeo.com/user3976879">ali.dilbas</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alidilbas.com.tr/?feed=rss2&amp;p=160</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber efendimiz Hz. Fâtıma&#8217;ya düğün günü nasihati</title>
		<link>http://www.alidilbas.com.tr/?p=155</link>
		<comments>http://www.alidilbas.com.tr/?p=155#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jul 2011 19:07:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Dilbas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alidilbas.com.tr/?p=155</guid>
		<description><![CDATA[Kızım, evimizden çıkıp başka bir eve, ülfet etmediğin bir kimseye gidiyorsun..
Sen kocana yer ol ki, o sana gök olsun!
Sen ona hizmetçi ol ki, o sana köle olsun!
Kocana yumuşak davran!
Öfkeli hallerinde sessizce yanından kayboluver..
Öfkesi geçinceye kadar ona görünme..
Ağzını ve kulağını muhâfaza et..
Kocan sana fenâ söylerse, söylediklerini duyma;
Sakın mukâbelede bulunma!
Ona karşı gelme!
Dâimâ senden güzel söz işitsin, güler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kızım, evimizden çıkıp başka bir eve, ülfet etmediğin bir kimseye gidiyorsun..<br />
Sen kocana yer ol ki, o sana gök olsun!<br />
Sen ona hizmetçi ol ki, o sana köle olsun!<br />
Kocana yumuşak davran!<br />
Öfkeli hallerinde sessizce yanından kayboluver..<br />
Öfkesi geçinceye kadar ona görünme..<br />
Ağzını ve kulağını muhâfaza et..<br />
Kocan sana fenâ söylerse, söylediklerini duyma;<br />
Sakın mukâbelede bulunma!<br />
Ona karşı gelme!<br />
Dâimâ senden güzel söz işitsin, güler yüz görsün..<br />
Bu suretle sana iyi nazarla baksın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alidilbas.com.tr/?feed=rss2&amp;p=155</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ABAP Hakkında</title>
		<link>http://www.alidilbas.com.tr/?p=149</link>
		<comments>http://www.alidilbas.com.tr/?p=149#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Nov 2010 12:50:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Dilbas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alidilbas.com.tr/?p=149</guid>
		<description><![CDATA[ ABAP Hakkında ( Advanced Business Application Programming Language [ Allgemeiner Berichts-Aufbereitungs-Prozessor ] )

 
      SAP ‘nin, iş çözümlerindeki yazılımlar için geliştirdiği, yüksek seviyeli , dördüncü nesil bir programlama dilidir.SAP ‘ye ait ürünlerin, işletmenin ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli değişiklikler bu dil yardımıyla yapılır.
      Özellekle 80&#8242;lı yılların sonu 90 &#8216;lı ortalarından itibaren hızla gelişen, standart iş yazılımlarının çoğalmasıyla, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><strong><strong><strong> <strong>ABAP Hakkında ( Advanced Business Application Programming Language [ Allgemeiner Berichts-Aufbereitungs-Prozessor ] )</strong></p>
<p></strong></strong></strong></strong></p>
<p> </p>
<p>      SAP ‘nin, iş çözümlerindeki yazılımlar için geliştirdiği, yüksek seviyeli , dördüncü nesil bir programlama dilidir.SAP ‘ye ait ürünlerin, işletmenin ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli değişiklikler bu dil yardımıyla yapılır.</p>
<p>      Özellekle 80&#8242;lı yılların sonu 90 &#8216;lı ortalarından itibaren hızla gelişen, standart iş yazılımlarının çoğalmasıyla, şirketlerin programlamaya yönelik uygulamalarında çeşitlilikler ortaya çıkardı. Bu çeşitlilik uygulamaların sadece muhasebesel yada üretim ağırlıklı olmasının önünü açarak çok daha çeşitli uygulamaların ortaya çıkmasını sağladı. Bu çeşitliliğin artmasında özellikle endüstri alanında sıkça kullanılan, Cobol, Visual Basic, Delphi, C++ and Java &#8216;nın geliştirilmesi neticesinde çeşitlilikler arttı, kullanım alanı büyüdü.</p>
<p>      SAP özel dili olan ABAP kendi içerisinde barındırdığı Object &#8211; Oriented , Java gibi birçok özellik desteği sayesinde başka yazılımlara ihtiyaç kalmadan fakat başka yazılımlarlada iletişim halinde çalışabilen, bilgi transferi yapabilen çok yetenekli ilk özel dil halini aldı.</p>
<p>      Günümüzde ABAP programlama dili dışında başka bir programlama dili bilmeyen kişiler tarafından ise çok farklı ve yanlış yorumlar yapıldı. Özel ve geliştirici diller ile executable, derlenebilen diğer profesyonel düşük seviyeli yada yüksek seviyeli diller ile karşılaştırıldı. Oysaki bu çok yanlış. ABAP tamamiyle SAP sistemine özgün özel birdildir. O kadar değişik yorumlar varki SAP dünyasına kendini vermiş ABAP programlama dilinde senelerdir geliştirme yapan ve başka bir dil bilmeyen, araştırmayan kişilerin malesefki ABAP ile C &#8216;yi karşılaştırıp, C &#8216;de nedir ki ABAP hepsinden üstün diyen kişilerin düşüncelerinede çok defa üzülerek tanık oldum. İlk önce şu bilinmeliki ABAP özel bir dildir ve karşılaştırılacaksa başka özel diller ile karşılaştırılmalı, başka özel dillerden daha üstün olduğu savunulmalı (ki bence başka özel dillerden çok daha üstün) fakat asla diğer yüksek seviyeli yada düşük seviyeli diller ile karşılaştırılmamalı. Unutulmamalı ki bugün günümüzde birçok özel dilin geliştirilmesinin temelinde C, C++, Assembly&#8217;ler kullanılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alidilbas.com.tr/?feed=rss2&amp;p=149</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SAP AG Hakkında</title>
		<link>http://www.alidilbas.com.tr/?p=147</link>
		<comments>http://www.alidilbas.com.tr/?p=147#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Nov 2010 12:49:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Dilbas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alidilbas.com.tr/?p=147</guid>
		<description><![CDATA[SAP (System Applications and Products)
             SAP 1972 yılında, IBM ‘de çalışan beş kişi ( Dietmar Hopp, Hans-Werner hector, Hasso Plattner, Klaus Tschira ve Claus Wellenreuther) tarafından, Almanya ‘nın , Mannheim kentinde, ufak bölgesel bir şirket olarak kuruldu.
           Kurulduğu 70 ‘li yıllarda R/1 ve 80’li yılarlıda kapsayan R/2 sistemlerini geliştiren SAP, 1980 ler de geldiğinde hızla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAP (System Applications and Products)</strong></p>
<p>             SAP 1972 yılında, IBM ‘de çalışan beş kişi ( Dietmar Hopp, Hans-Werner hector, Hasso Plattner, Klaus Tschira ve Claus Wellenreuther) tarafından, Almanya ‘nın , Mannheim kentinde, ufak bölgesel bir şirket olarak kuruldu.</p>
<p>           Kurulduğu 70 ‘li yıllarda R/1 ve 80’li yılarlıda kapsayan R/2 sistemlerini geliştiren SAP, 1980 ler de geldiğinde hızla büyüdü ve Almanya ‘nın Heidelberg yakınlarında bulunan Walldorf ‘a taşındı. O yıllarda, Almanya ‘da ilk yüze giren Endüstri firmalarından çoğu SAP müşterisiydi. (ICI, BASF, John Dere) fakat büyüme sadece Almanya sınırlı değil, Almanya dışında da devam ediyordu. 80 ‘lerde gelişmesi devam eden R/2 sistemi, çok uluslu müşteripotansiyalini, dil, para, para birimi, ülkelere özgü yasal koşulları dikkate aldı. Bu çok uluslu yaklaşımı bugünde devam etmektedir. 1980 ‘lerin ortasında SAP ilk satış grubunu Almanyanın dışında, Avusturya ‘da başlattı. Geliri 52 milyon doları geçti ve büyük bilgisayar fuarlarında varlığını göstermeye başladı.</p>
<p> </p>
<p>1988 içerisinde, SAP GmbH, SAP AG oldu ve o yıl Frankfurt ve Stuttgart borsaları üzerinde ticaret yapmaya başladı.</p>
<p>SAP başarılarını sürdürmeye devam etti ve 1990 ‘larda, gerçek bir uluslararası iş anlayışı geliştirdi.</p>
<p>R/3 sistemini 1990 ‘larda tanıttı, bu ticari şirketler için bilgi işlem alanında dev bir adım oldu. Bu dev adımla birlikte kod yazma, uygulamalar, arayüzlere son kullanıcı daha rahat ulaşabilir, konfigre edebilir ve kod geliştirebilir oldu. SAP R/3,  üç katmanlı sunucu mimarisinden esinlenmişti. R/3 sistemininde esinlendiği bu mimari , temelde verileri bilgisayardan talep ederken bilgileri bölerek alır ve depolar. Başka bir deyişle üç katmanlı “three-tier” mimarisi ;</p>
<p> </p>
<p>3 ana kısımdan oluşur, bunlar ;</p>
<p>-           Server yada Client</p>
<p>-           İş mantığı</p>
<p>-           Veritabanı ve bu veritabanını yönetimi ile ilgili program.</p>
<p> </p>
<p>           Tipik bir three-tier uygulamada, uygulama kullanıcısının iş istasyonu; kullanıcıya arayüz sağlayan (GUI) programı, uygulamaya özel giriş formlarını ve etkileşimli pencereleri içerir. (Yerel veriler veya iş istasyonunun kullanıcısına özel veriler de yerel sabit diskte saklanır).İş mantığı, bir yerel alan ağ sunucusu veya başka bir paylaşımlı bilgisayarda bulundurulur. İş mantığı, iş istasyonlarından gelen istemci istemlerine sunucu olarak karşılık verir. Hangi verilerin gerekli olduğuna (ve nerede bulunduğuna) karar verir ve bir mainframe de bulunan 3. katman programı ile (bu kez) istemci olarak ilişki kurar.</p>
<p>           3. katman, veritabanını ve bu veritabanına okuma ve yazma erişimini yöneten programı içerir. Bir uygulamanın oluşumu daha karmaşık olmakla birlikte, bu 3 katmanlı görüş büyük ölçekli bir programdaki parçalar için uygun bir düşünce yapısı oluşturur.</p>
<p>           Three-tier bir uygulama istemci-sunucu modelini kullanır. Her üç katman, farklı programlama dilleri ile çalışan farklı takımlar tarafından paralel olarak geliştirilebilir. Bir katmanın programı, diğer katmanlar etkilenmeden değiştirilebilir veya taşınabilir. Böylece, bir kuruluş için yeni ihtiyaçlar doğduğunda değişiklik yapmak kolay olur. Varolan uygulamaların tamamı veya bazı kritik kısımları geçici veya sürekli olarak saklanabilir ve eklenen yeni bir katmanın içine katılabilir.</p>
<p> </p>
<p>            Presentation Tier (User Interface) è Application Tier (Functional ProcessLogic) è Database Tier (Data Storage &amp; Access)</p>
<p>           Bu 3 katlı mimari temel esasına dayanarak R/3 ;</p>
<p>           Veri tabanı katmanı organizasyonun iş bilgilerini yönetir. Bu ana bölümlerin ana verileri ,bölümlerin ortak verileri ve veri tabanı yapısını tarif eden meta verileridir. Bütün verileri işlemek ve tanımlamak için SQL ( Structured Query Language –Yapısal Sorgu Dili) adlı endüstri standardı kullanılır. Belirli bir Pazar payına sahip ve organizasyonel amaçlar için uygun bütün ilişkisel veri tabanı yönetimi sistemleri (DBMS) SAP R/3 tarafından desteklenir. İlişkisel veri tabanı üzerine yerleştirilmiş uygulamalar ikinci katmanı oluşturur. Bunlar veri tabanı katmanından aldıkları bilgilerle çalışır ve sonuç verilerini yine bu katmana yazarlar .R/3 sistem uygulamaları da ,ABAP programlama dili ile yazılan özel olarak yazılmış uygulamalar gibi&#8230; bu katmanda çalışır. Uygulamalar veri tabanından istediği gibi çağrılır,uygulama katmanına yüklenir ve burada çalıştırılır. Kullanıcı ara yüzü olarak da bilinen sunum katmanı diğer adıyla prezantasyon katmanı ,kullanıcıya en yakın şekilde yerleştirilmiştir .Kullanıcının her gün kullandığı grafik ara yüz bu katmanın bir parçasıdır.SAP uygulamaları ABAP/4 adlı ,SAP tarafından geliştirilmiş dördüncü nesil bir dille yazılır . İşletmenin ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli değişiklikler bu dil yardımıyla yapılır.</p>
<p>            SAP, AR-GE ‘ye kurulduğu gün itibariyle önem vermiş, günümüzde bu öneme devam etmektedir. Geliştirmeleriyle bugün dünyanın neredeyse her ülkesinde başarıyla hizmet veren çokuluslu bir firmadır…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alidilbas.com.tr/?feed=rss2&amp;p=147</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gelincik&#8230;</title>
		<link>http://www.alidilbas.com.tr/?p=121</link>
		<comments>http://www.alidilbas.com.tr/?p=121#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2010 06:11:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Dilbas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alidilbas.com.tr/?p=121</guid>
		<description><![CDATA[Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan
&#8230;
hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak
bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanından bir
an bile ayrılmaz.
Her ne kadar evcil bir hayvan olmasada, oldukça uysallaşır. Bir kaç ay
sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve
yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<a href="http://www.alidilbas.com.tr/wp-content/gallery/genel/gelincik2.jpg" title="" class="thickbox" rel="singlepic44" >
	<img class="ngg-singlepic" src="http://www.alidilbas.com.tr/wp-content/plugins/nextgen-gallery/nggshow.php?pid=44&amp;width=200&amp;height=100&amp;mode=" alt="gelincik2" title="gelincik2" />
</a>


<a href="http://www.alidilbas.com.tr/wp-content/gallery/genel/gelincik1.jpg" title="" class="thickbox" rel="singlepic43" >
	<img class="ngg-singlepic" src="http://www.alidilbas.com.tr/wp-content/plugins/nextgen-gallery/nggshow.php?pid=43&amp;width=200&amp;height=100&amp;mode=" alt="gelincik1" title="gelincik1" />
</a>

<p>Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan<br />
&#8230;<br />
hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak</p>
<p>bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanından bir</p>
<p>an bile ayrılmaz.</p>
<p>Her ne kadar evcil bir hayvan olmasada, oldukça uysallaşır. Bir kaç ay</p>
<p>sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve</p>
<p>yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç</p>
<p>dakikalığına da olsa evden ayrılmak zorunda kalır.</p>
<p>Gelincik ile bebek evde yanlız kalmışlardır. Aradan biraz zaman geçer</p>
<p>ve anne eve gelir. Eve geldiğinde gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne</p>
<p>çıldırmışcasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı. Tam o sırada</p>
<p>içerideki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir Ve odada</p>
<p>beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında parçalanmış olan yılanı</p>
<p>görür.</p>
<p>Einsteinin bir sözü vardır:</p>
<p>&#8220;insanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan daha zor &#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alidilbas.com.tr/?feed=rss2&amp;p=121</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gerçek Dost</title>
		<link>http://www.alidilbas.com.tr/?p=112</link>
		<comments>http://www.alidilbas.com.tr/?p=112#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 20:11:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Dilbas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alidilbas.com.tr/?p=112</guid>
		<description><![CDATA[Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli&#8230;
Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı&#8230;
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı&#8230;
Dost dediğin;
Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral vermeli.
Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli ve ağladığında, seninle ağlamalı&#8230;
Ama hepsinden daha çok dost matematiksel olmali..
Sevinci çarpmalı&#8230;
Üzüntüyü bölmeli&#8230;
Geçmişi çıkarmalı&#8230;
Yarını toplamalıi&#8230;
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı&#8230;
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı işi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli&#8230;<br />
Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı&#8230;<br />
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı&#8230;<br />
Dost dediğin;<br />
Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral vermeli.<br />
Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli ve ağladığında, seninle ağlamalı&#8230;<br />
Ama hepsinden daha çok dost matematiksel olmali..<br />
Sevinci çarpmalı&#8230;<br />
Üzüntüyü bölmeli&#8230;<br />
Geçmişi çıkarmalı&#8230;<br />
Yarını toplamalıi&#8230;<br />
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı&#8230;<br />
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı işi bitince seni bir tarafa atmamalı&#8230; </p>
<p>MEVLANA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alidilbas.com.tr/?feed=rss2&amp;p=112</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kibirliliğin sonu</title>
		<link>http://www.alidilbas.com.tr/?p=110</link>
		<comments>http://www.alidilbas.com.tr/?p=110#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 19:59:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Dilbas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alidilbas.com.tr/?p=110</guid>
		<description><![CDATA[Ormanin birinde kibirli mi kibirli yaramaz mi yaramaz,kimseyi begenmeyen hep kuyrugu dik gezenbir fare varmis.Kuslarin yuvasini dagitmadigi gun,maymunun kuyrugunu isirir,tavsani korkutmadigi gun tilkinin basini sisirirmis.Yani boyle illet bir fare imis.Sonunda ormandaki hayvanlar bu fareyi ortadan kadirmaya karar vermisler ve pesine bir kedi takmislar.Kedi fareyi bulmus,uzunca bir sure kovaladiktan sonra duz bir ovaya gelmis fare.Sagina soluna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ormanin birinde kibirli mi kibirli yaramaz mi yaramaz,kimseyi begenmeyen hep kuyrugu dik gezenbir fare varmis.Kuslarin yuvasini dagitmadigi gun,maymunun kuyrugunu isirir,tavsani korkutmadigi gun tilkinin basini sisirirmis.Yani boyle illet bir fare imis.Sonunda ormandaki hayvanlar bu fareyi ortadan kadirmaya karar vermisler ve pesine bir kedi takmislar.Kedi fareyi bulmus,uzunca bir sure kovaladiktan sonra duz bir ovaya gelmis fare.Sagina soluna bakinmis sadece ot yiyen bir inekten baska bisey yokmus.Hemen inegin yanina gitmis ve yalvarmis lutfen beni sakla bana ayardimci ol diye. Tamam gec arkama demis inek.Fare arkasina gecince pislemis farenin ustune.Sonra kedi gelmis fareyi gorememis inege sormak icin yaklasmaya yeltenmiski birden pisligin icinde dik bir kuyruk gormus,gulumsemis ve fareyi tuttugu gibi parcalamis.<br />
>biz bundan su üc sonucu cikariyoruz:<br />
-Her pislik atan senin düsmanin degildir<br />
-seni pislikten cikaran herkes dostun degildir<br />
-bu kadar pislik icinde kuyrugu dik gezmenin ALEMI NE?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alidilbas.com.tr/?feed=rss2&amp;p=110</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gerçek Dost</title>
		<link>http://www.alidilbas.com.tr/?p=108</link>
		<comments>http://www.alidilbas.com.tr/?p=108#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 19:59:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Dilbas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alidilbas.com.tr/?p=108</guid>
		<description><![CDATA[Bir kuş soğuk bir kış gününde yiyecek bulmak için kanat
çırpıp duruyomuş. Hava o kadar ayazmış ki minik kuş
dayanamayıp karın üstüne düşmüş. Minik kuş çaresiz soğuk
karın üstüne ölümü beklerken ordan geçen bi inek kuşun
üstüne sıçmış.Kuş öyle bir sinirlenmiş ki kanatları
donmamış olsa kalkıp ineği dövecek. Bide bakmış ki bokun
sıcaklığı ile kanatları çözülmüş, yaşama geri dönmüş.
Öyle bir sevinçle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kuş soğuk bir kış gününde yiyecek bulmak için kanat<br />
çırpıp duruyomuş. Hava o kadar ayazmış ki minik kuş<br />
dayanamayıp karın üstüne düşmüş. Minik kuş çaresiz soğuk<br />
karın üstüne ölümü beklerken ordan geçen bi inek kuşun<br />
üstüne sıçmış.Kuş öyle bir sinirlenmiş ki kanatları<br />
donmamış olsa kalkıp ineği dövecek. Bide bakmış ki bokun<br />
sıcaklığı ile kanatları çözülmüş, yaşama geri dönmüş.<br />
Öyle bir sevinçle otuyomuşki ordan gecen bir kedi bunun<br />
sesini duymuş ve boku eşeleyip kuşu boktan çıkarmış, kuş<br />
buna da cok sevinmiş KEDİ ye teşekkür edecekmişki&#8230; KEDİ<br />
onu yemiş! </p>
<p>Bu hikayeden çıkaracağımız 3 anafikir var;<br />
1)Her üstüne sıçanı<br />
düşmanın sanma! </p>
<p>2)Seni her, boktan çıkaranı dostun sanma </p>
<p>3)Ve en önemlisi: BOKUN İÇİNDE MUTLUYSAN, SESİNİ ÇIKARMA </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alidilbas.com.tr/?feed=rss2&amp;p=108</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öğrencinin Aklı</title>
		<link>http://www.alidilbas.com.tr/?p=106</link>
		<comments>http://www.alidilbas.com.tr/?p=106#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 19:58:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Dilbas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alidilbas.com.tr/?p=106</guid>
		<description><![CDATA[Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.
Profesör kaşlarını çatarak:
Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz..!
Öğrenci:
O zaman ben uçtum&#8230;
&#8230;Profesör cevaba cok sinirlenmiş, sınavda öğrenciye takmış ve sınavı başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış.Yanlız sınavda öğrenci tüm soruları mükemmel bir şekilde cevaplamış.
Profesör öğrenciye:
Sana son bir soru soracağım &#8216; demiş;&#8217; Yolda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.<br />
Profesör kaşlarını çatarak:<br />
Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz..!<br />
Öğrenci:<br />
O zaman ben uçtum&#8230;<br />
&#8230;Profesör cevaba cok sinirlenmiş, sınavda öğrenciye takmış ve sınavı başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış.Yanlız sınavda öğrenci tüm soruları mükemmel bir şekilde cevaplamış.<br />
Profesör öğrenciye:<br />
Sana son bir soru soracağım &#8216; demiş;&#8217; Yolda yürürken iki çuval bulduğunu hayal et, birinde akıl var, diğerinde ise para var. Hangi çuvalı alırsın..?<br />
Öğrenci:<br />
Para olan çuvalı seçerdim&#8230;<br />
Profesör:<br />
Ben akıl olan çuvalı seçerdim&#8230;<br />
Öğrenci: &#8216; Normal ! Kimde ne eksikse onu seçer&#8230;<br />
Profesör çok sinirlenmiş, öğrencinin sınav kağıdında not yerine Öküz &#8216; yazmış.<br />
Öğrenci nota bakmadan odadan çıkmış. Bir dakika sonra öğrenci kapıyı aralamış : &#8216;<br />
Sayın profesör,imzanızı atmışsınız, fakat notumu yazmayı unutmuşsunuz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alidilbas.com.tr/?feed=rss2&amp;p=106</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cahil e Anlamlı Ders</title>
		<link>http://www.alidilbas.com.tr/?p=102</link>
		<comments>http://www.alidilbas.com.tr/?p=102#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 19:56:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Dilbas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alidilbas.com.tr/?p=102</guid>
		<description><![CDATA[Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar. Değişik konular üzerinde konuştular.
Birden Allah ile ilgili konu açıldı&#8230;
Berber: &#8221; Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah&#8217;ın varlığına inanmıyorum.
&#8220;Adam: &#8221; Peki neden böyle düşün&#8230;üyorsun?
&#8220;Berber: &#8221; Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar. Değişik konular üzerinde konuştular.</p>
<p>Birden Allah ile ilgili konu açıldı&#8230;<br />
Berber: &#8221; Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah&#8217;ın varlığına inanmıyorum.<br />
&#8220;Adam: &#8221; Peki neden böyle düşün&#8230;üyorsun?<br />
&#8220;Berber: &#8221; Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eğer Allah var olsaydı,bu kadar çok hasta insan olur muydu, terkedilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimse acı çekmezdi. Allah olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum&#8230;<br />
&#8220;Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği için cevap vermedi. Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı. Tam o anda caddede uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü. Adam bu kadar dağınık göründüğüne göre belli ki traş olmayalı uzun süre geçmişti. Adam berber dükkanına geri döndü.<br />
Adam: &#8221; Biliyor musun ne var, bence berber diye birşey yok&#8221;<br />
Berber: &#8221; Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim<br />
Adam: &#8221; Hayır, yok. Çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzunsaçlı ve sakallı adamlar olmazdı.&#8221;<br />
Berber: &#8221; Hımmm&#8230; Berber diye birşey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?&#8221;<br />
Adam: &#8221; Kesinlikle doğru! Püf noktası bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, o ne yapabilir ki?</p>
<p>İşte dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alidilbas.com.tr/?feed=rss2&amp;p=102</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
